Benim için hemen kalemi kapıp size sarsıcı bir soru yöneltmem gerek: Hâlâ “seslendirme”nin kıymetini doğru bir şekilde anlayabiliyor muyuz? Çünkü Kurtlar Vadisi gibi kült bir yapımda bile, karakterlerin sesi — ve bu sese hayat verenler — gözden kaçırılıyor. Örneğin, “Güllü Erhan” karakterini seslendiren kişi hâlâ karanlıkta; bu, sahip olduğumuz belleğe saygısızlıktır.
Güllü Erhan’ı kim seslendiriyor? Gerçek mi, mistik mi?
Resmî bilgilere göre, Kurtlar Vadisi dizisinde “Güllü Erhan” karakterini canlandıran aktör Erhan Ufak. Ancak seslendirme için devreye giren isim ise Kadir Çermik. ([Ensonhaber][1])
İlginç olan şu: Aynı kişi — Kadir Çermik — dizide yalnızca Güllü Erhan’ı değil, bir diğer karakter olan Abdülhey Çoban’ı da seslendirmiş. ([Ensonhaber][1]) Bu, kulağa “çok farklı sesler, farklı karakterler” olarak gelse de, bu iki karakter arasında esasen ortak bir “gizli dublaj ruhu” saklı.
Bu durum, ciddi bir soru doğuruyor: Eğer aynı ses sanatçısı hem “mafya adamı” hem “ayet sempatik suça bulaşmış tip” karakterlerini seslendiriyorsa, izleyici gerçeklikle kurgu arasındaki sınırı sesle değil — yalnızca görüntüyle algılamak zorunda kalıyor. Bu da hem karakter derinliğini törpülüyor hem de emeğe saygısızlık.
Neden bu kadar gizemli? — Seslendirme sektörü ve belirsizlik
Bugün, dublaj sanatçılarının kamera arkasında kaldığı yapımlar “normal” karşılansa da — bu yaklaşım, uzun vadede dizi/film tarihine haksızlık sayılır. Kurtlar Vadisi gibi çok geniş izleyici kitlesi olan bir yapımda bile, karakterin sesi kimin olduğunu net bilmeyen binlerce izleyici olması rahatsız edici. Hâlâ kulaktan kulağa söylentilerle — “o karakteri seslendiren kişi şuymuş, buymuş” gibi — gidiyor. Oysa izleyici emeği hakkı olanı bilmeli.
İşin bir diğer üzücü tarafı da bu “aynı kişi seslendiriyor” gerçeğinin dublajcıların yaratıcılığına dair saygısızlık doğurması. Eğer bir kişi hem Abdülhey hem Erhan’ı seslendiriyorsa, ses tonunu, vurgusunu, karakterin ruh halini yönetebilme becerisi öne çıkar — ama bu, izleyiciye genellikle anlatılmaz. Bu da dublajcının görünmezliğini kalıcı kılar.
İzleyici neden bilmeli? Sesin gücü ve hafıza
Bir karakteri unutulmaz kılan yalnızca oyunculuğu değildir; sesi, tavrı, konuşma şekli aynı zamanda. Güllü Erhan’ın kulağımızda “çivili” kalmasının en büyük sebebi, onun sesiydi. Fakat bu sesin kim olduğunu öğrenememek, o karakterin arkasındaki emeği silikleştiriyor.
Dublaj sektöründe “ses sanatçısı anonimdir” gibi bir anlayış hâlâ geçerliyse — bu, sanata, emekçiye ve izleyiciye haksızlık. Çünkü izleyici, karakterin kim olduğu kadar “kim konuşuyor”u da hakkıyla bilmelidir.
Provokatif: Bu bir “haksızlık” değil midir?
Bir karakterin sesi “gizleniyor”sa — izleyici haklı olarak, “Neden?” diye sormaz mı?
Aynı kişi iki karakteri seslendiriyorsa — o zaman karakter ayrımı nasıl hissediliyor? Dublajcı, izleyicinin duygularıyla mı oynuyor?
Neden büyük bir kült yapımda bile — dublajcıya gerekli değer verilmedi? Bu bir eksiklik değil mi?
Sonuç: Görünmez olan ses, kaybolan emek
Kısacası, Güllü Erhan karakterini seslendiren kişinin Kadir Çermik olduğu bilgisi — basit bir trivia değil. Bu, uzun yıllar süren bir emeğin, bir karakterin ruhunun gizlice taşındığını gösteriyor. Eğer bu konuda bir şey değiştirmek istiyorsak — ses sanatçılarının görünür olmasını talep etmeliyiz. Çünkü ses, sadece bir efekt değil; karakterin kimliği, ruhu ve hafızasıdır. Bu yüzden, eğer bir gün yeniden Kurtlar Vadisi’ni izlerseniz — o sesin arkasında bir insan, bir emek olduğunu bilin.
[1]: “Kurtlar Vadisi’nin oyuncularını seslendiren isimler! Meğer Polat …”